Sosyal medya fenomenleri ve yapay zekâ reklamlarına getirilen yeni kuralları anlatan görsel. 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek düzenleme; influencer reklamları, reklam açıklama zorunluluğu, yapay zekâ içeriklerinde şeffaflık, çocuklara yönelik hedefli reklamlar ve sahte kullanıcı yorumlarına ilişkin önemli değişiklikler içermektedir.

Sosyal Medya Fenomenlerine ve Yapay Zekâ Reklamlarına Yeni Kurallar Geldi: 1 Ağustos 2026’dan İtibaren Neler Değişecek?

1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle sosyal medya fenomenleri, yapay zekâ ile oluşturulan reklamlar, çocuklara yönelik hedefli reklamlar ve dijital pazarlama alanında önemli yeni kurallar getirildi. Peki yeni düzenleme kimleri kapsıyor ve hangi yükümlülükleri getiriyor?


Sosyal Medya Fenomenlerine ve Yapay Zekâ Reklamlarına Yeni Kurallar Geldi: 1 Ağustos 2026’dan İtibaren Neler Değişecek?

Dijital pazarlama ve sosyal medya reklamcılığı her geçen gün büyürken, yapay zekâ teknolojilerinin reklam sektöründe kullanılmaya başlanması tüketicilerin korunmasına ilişkin yeni hukuki ihtiyaçları da beraberinde getirdi. Özellikle yapay zekâ tarafından oluşturulan görseller, videolar ve dijital karakterler ile sosyal medya fenomenlerinin (influencer) yaptığı reklam paylaşımlarının sayısındaki hızlı artış, aldatıcı ticari uygulamalar konusunda yeni düzenlemelerin yapılmasını zorunlu hâle getirdi.

Bu kapsamda 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile reklam hukukunda önemli değişiklikler yapıldı.

Yeni düzenlemelerin büyük bölümü 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olup; sosyal medya içerik üreticilerinden reklam ajanslarına, e-ticaret platformlarından yapay zekâ teknolojilerini kullanan şirketlere kadar oldukça geniş bir kesimi ilgilendiriyor.

Bu yazımızda yeni düzenlemeleri sade bir dille inceleyerek vatandaşlar, içerik üreticileri ve işletmeler açısından hangi değişikliklerin öne çıktığını ele alıyoruz.


Yeni Düzenleme Neden Yapıldı?

Son yıllarda reklam anlayışı önemli ölçüde değişti. Televizyon ve gazete reklamlarının yerini büyük ölçüde;

  • Instagram paylaşımları,
  • YouTube videoları,
  • TikTok içerikleri,
  • canlı yayınlar,
  • podcast sponsorluğu,
  • yapay zekâ ile oluşturulan dijital karakterler,
  • sanal influencer’lar,
  • kişiye özel hedefli reklamlar

almaya başladı.

Bu gelişmeler tüketicilere daha fazla seçenek sunarken bazı riskleri de beraberinde getirdi.

Örneğin;

  • reklam olduğu gizlenen paylaşımlar,
  • yapay zekâ ile oluşturulan ancak gerçek kişi gibi sunulan karakterler,
  • gerçeği yansıtmayan kullanıcı yorumları,
  • çocukları hedef alan kişiselleştirilmiş reklamlar,
  • yanıltıcı çevresel (“yeşil”) iddialar,
  • gerçekte indirim olmayan kampanyalar,

tüketicilerin sağlıklı karar vermesini zorlaştırabiliyor.

Yeni yönetmelik değişikliği, bu risklerin azaltılması ve dijital reklamların daha şeffaf hâle getirilmesi amacıyla hazırlandı.


Yeni Kurallar Kimleri İlgilendiriyor?

Yönetmelik yalnızca sosyal medya fenomenlerini kapsamıyor.

Aşağıdaki kişi ve kuruluşlar da yeni düzenlemelerden doğrudan etkilenebilecek.

  • Instagram içerik üreticileri
  • YouTube yayıncıları
  • TikTok fenomenleri
  • Facebook içerik üreticileri
  • Twitch yayıncıları
  • Reklam ajansları
  • Influencer ajansları
  • Dijital pazarlama şirketleri
  • E-ticaret platformları
  • Reklam veren markalar
  • Yapay zekâ ile reklam hazırlayan şirketler
  • Dijital karakter geliştiren firmalar

Dolayısıyla yalnızca paylaşımı yapan kişi değil, reklam veren işletmeler ve kampanyayı organize eden diğer aktörler bakımından da hukuki yükümlülükler gündeme gelebilecektir.


Sosyal Medya Fenomenleri Açısından Neler Değişiyor?

Sosyal medya fenomenleri uzun süredir reklam hukukunun önemli aktörlerinden biri hâline geldi.

Takipçi sayısı yüksek hesaplardan yapılan ürün tanıtımları milyonlarca kişiye ulaşabildiğinden, bu içeriklerin reklam niteliğinde olup olmadığının açık şekilde anlaşılması büyük önem taşıyor.

Yeni düzenlemenin temel amacı, tüketicinin karşılaştığı içeriğin reklam mı yoksa kişisel deneyim paylaşımı mı olduğunu daha kolay ayırt edebilmesini sağlamaktır.

Bu kapsamda;

  • reklam niteliğindeki içeriklerin açık şekilde belirtilmesi,
  • tüketiciyi yanıltabilecek gizli reklam uygulamalarının önlenmesi,
  • reklam veren ile içerik üreticisi arasındaki ticari ilişkinin gizlenmemesi,

amaçlanmaktadır.

Her somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekse de, reklam içeriklerinin şeffaf biçimde sunulması yönündeki yaklaşımın daha da güçlendirildiği görülmektedir.


Yapay Zekâ ile Oluşturulan Reklamlar İçin Yeni Dönem

Yönetmelikte en dikkat çeken yeniliklerden biri yapay zekâ teknolojileriyle hazırlanan reklam içeriklerine ilişkin düzenlemelerdir.

Günümüzde;

  • yapay zekâ ile oluşturulan sunucular,
  • dijital avatarlar,
  • gerçekte var olmayan influencer’lar,
  • yapay zekâ tarafından hazırlanan ürün tanıtımları,
  • sentetik ses teknolojileri,
  • deepfake videolar

ticari reklamlarda giderek daha fazla kullanılmaktadır.

Yeni düzenleme ile tüketicinin, karşısındaki kişinin gerçek bir insan mı yoksa yapay zekâ tarafından oluşturulmuş dijital bir karakter mi olduğunu yanıltıcı şekilde algılamasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Bu nedenle yapay zekâ kullanılarak hazırlanan reklam içeriklerinde şeffaflık ilkesinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır.

Bunun yanı sıra, gerçekte hiç kullanmadığı bir ürünü kullanmış gibi gösterilen yapay zekâ karakterleri veya tüketicide yanlış izlenim oluşturabilecek dijital içerikler bakımından da yeni kurallar öngörülmektedir.


Yapay Zekâ Reklamlarında Amaç Nedir?

Buradaki temel amaç yapay zekâyı yasaklamak değildir.

Aksine;

  • teknolojik gelişmeleri desteklemek,
  • tüketicinin doğru bilgilendirilmesini sağlamak,
  • aldatıcı ticari uygulamaları azaltmak,
  • reklamlarda güven ortamını korumaktır.

Bu nedenle yapay zekâ kullanılması tek başına hukuka aykırı kabul edilmez.

Ancak yapay zekâ teknolojisinin tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılması hâlinde, ilgili mevzuat kapsamında hukuki değerlendirme yapılması gündeme gelebilecektir.


Reklamlarda Şeffaflık İlkesi Daha da Güçleniyor

Yeni yönetmeliğin temel yaklaşımı “şeffaflık” ilkesidir.

Buna göre tüketici;

  • reklamla karşı karşıya olduğunu,
  • reklamı kimin yaptığını,
  • ticari ilişkinin varlığını,
  • kullanılan dijital içeriğin niteliğini,

makul ölçüde anlayabilecek durumda olmalıdır.

Böylece tüketicinin satın alma kararını etkileyebilecek gizli veya yanıltıcı uygulamaların azaltılması hedeflenmektedir.

Bu yaklaşım yalnızca sosyal medya paylaşımları için değil, dijital reklamcılığın diğer alanları bakımından da önem taşımaktadır.

Çocuklara Yönelik Hedefli Reklamlara Yeni Sınırlamalar

Yönetmelikte dikkat çeken değişikliklerden biri de çocukların dijital ortamda daha etkin korunmasına yönelik düzenlemelerdir.

Dijital platformlar, kullanıcıların yaş, ilgi alanı, arama geçmişi ve çevrim içi davranışları gibi çok sayıda veriyi analiz ederek kişiye özel reklamlar gösterebilmektedir. Bu durum özellikle çocuklar bakımından daha hassas bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.

Yeni düzenleme ile çocukların kişisel verilerinin işlenmesine ve çevrim içi davranışlarının analiz edilmesine dayalı hedefli reklam uygulamalarına ilişkin önemli sınırlamalar getirildi.

Amaç; çocukların ticari kararlarının manipüle edilmesini önlemek ve dijital ortamda daha güvenli bir reklam ekosistemi oluşturmaktır.

Bu nedenle çocuklara yönelik dijital reklam faaliyetlerinde yalnızca reklam hukukunun değil, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuatın da birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.


Yapay Zekâ ile Oluşturulan Dijital Karakterler

Son yıllarda birçok marka;

  • yapay zekâ ile oluşturulan sunucular,
  • sanal influencer’lar,
  • dijital avatarlar,
  • sentetik ses teknolojileri,
  • deepfake videolar

aracılığıyla reklam yapmaya başlamıştır.

Bu teknolojiler, doğru kullanıldığında yenilikçi pazarlama yöntemleri sunabilmektedir.

Ancak gerçekte var olmayan bir kişinin gerçek kullanıcı deneyimi yaşamış gibi gösterilmesi veya tüketicinin bu konuda yanıltılması hâlinde hukuki sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Yeni yönetmelik, tüketicinin reklamdaki kişinin veya görselin niteliği konusunda yanlış yönlendirilmesini önlemeyi amaçlamaktadır.

Dolayısıyla reklamlarda kullanılan yapay zekâ teknolojilerinin şeffaflık ilkesine uygun şekilde kullanılması önem taşımaktadır.


Tüketici Yorumları Artık Daha Yakından Denetlenecek

İnternetten alışveriş yapan tüketicilerin büyük bölümü satın alma kararını verirken diğer kullanıcıların yorumlarını dikkate almaktadır.

Bu nedenle sahte değerlendirmeler veya gerçeği yansıtmayan yorumlar tüketicinin ekonomik davranışını doğrudan etkileyebilmektedir.

Yönetmelik değişikliği ile;

  • gerçeğe aykırı değerlendirmeler,
  • manipülatif kullanıcı yorumları,
  • satın alınmış olumlu yorumlar,
  • gerçeği yansıtmayan puanlama sistemleri

konusunda daha sıkı kurallar öngörülmektedir.

Özellikle işletmelerin yalnızca olumlu yorumları öne çıkarıp olumsuz değerlendirmeleri sistematik biçimde gizlemesi veya hiç ürün kullanmamış kişilere değerlendirme yaptırması gibi uygulamalar hukuki açıdan ayrıca değerlendirilebilecektir.

Tüketicilerin doğru bilgiye ulaşabilmesi bakımından yorum sistemlerinin güvenilirliği büyük önem taşımaktadır.


Çevresel Beyanlar (Greenwashing) Daha Sıkı Denetlenecek

Son yıllarda birçok işletme ürünlerini;

  • çevre dostu,
  • doğa dostu,
  • sürdürülebilir,
  • karbon nötr,
  • yeşil ürün,
  • ekolojik

gibi ifadelerle tanıtmaktadır.

Ancak bu tür iddiaların bilimsel veya teknik bir dayanağa sahip olmaması hâlinde tüketici yanıltılabilmektedir.

Yeni düzenleme ile çevresel beyanların gerçeği yansıtması ve gerektiğinde ispatlanabilir olması daha da önem kazanmıştır.

İşletmelerin yalnızca pazarlama amacıyla kullanılan, doğruluğu ortaya konulamayan çevresel iddialardan kaçınmaları gerekmektedir.


İndirimli Satış Reklamlarında Şeffaflık Artıyor

Yönetmelikte yapılan değişiklikler yalnızca sosyal medya reklamlarını kapsamamaktadır.

İndirim kampanyaları da yeni düzenlemelerden etkilenmektedir.

Örneğin;

  • gerçekte indirim olmadığı hâlde indirim varmış gibi gösterilmesi,
  • kısa süre önce artırılan fiyat üzerinden yüksek indirim yapılmış izlenimi verilmesi,
  • tüketiciyi acele karar vermeye yönlendiren yanıltıcı kampanyalar,

ilgili mevzuat kapsamında hukuki denetime konu olabilecektir.

İndirimli satış kampanyalarında kullanılan fiyatların ve indirim oranlarının tüketiciyi yanıltmayacak şekilde sunulması büyük önem taşımaktadır.


Reklam Veren Şirketlerin Sorumluluğu

Yeni düzenleme yalnızca sosyal medya fenomenlerine yükümlülük getirmemektedir.

Reklam veren şirketler de hazırlanan reklamların hukuka uygun olmasından sorumludur.

Bu nedenle;

  • reklam kampanyasını hazırlayan ajanslar,
  • influencer ajansları,
  • dijital pazarlama şirketleri,
  • e-ticaret platformları,
  • ürün sahibi işletmeler

bakımından da reklam sürecinin hukuka uygun yürütülmesi önem taşımaktadır.

Her somut olayın özelliklerine göre sorumluluğun kapsamı farklılık gösterebilir.


İçerik Üreticileri Nelere Dikkat Etmeli?

Yeni düzenlemeler doğrultusunda içerik üreticilerinin özellikle şu hususlara dikkat etmesi faydalı olacaktır:

  • Reklam niteliğindeki içerikleri açık şekilde belirtmek.
  • Tüketiciyi yanıltabilecek ifadelerden kaçınmak.
  • Gerçek deneyim yaşanmamışsa bunu yaşanmış gibi göstermemek.
  • Yapay zekâ ile oluşturulan içeriklerde şeffaf hareket etmek.
  • Gerçeği yansıtmayan kullanıcı deneyimleri oluşturmamak.
  • Reklam verenle kurulan ticari ilişkiyi gizlememek.
  • Çocuklara yönelik içeriklerde daha hassas davranmak.
  • Güncel reklam mevzuatını takip etmek.

Bu hususlar yalnızca hukuki risklerin azaltılması açısından değil, tüketici güveninin korunması bakımından da önem taşımaktadır.


Örnek Senaryo 1

Bir sosyal medya fenomeni, ücret karşılığında tanıttığı bir kozmetik ürününü kendi kişisel tavsiyesi gibi sunarsa ve reklam niteliğini gizlerse, somut olayın özelliklerine göre bu paylaşım ilgili reklam mevzuatı kapsamında değerlendirilebilir.


Örnek Senaryo 2

Bir şirket, yapay zekâ ile oluşturduğu dijital karakteri gerçek kullanıcı gibi göstererek ürün hakkında olumlu deneyim paylaşımları yaptırırsa, tüketicinin yanıltılıp yanıltılmadığı somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenebilir.


Örnek Senaryo 3

Bir e-ticaret sitesi, yalnızca olumlu kullanıcı yorumlarını yayınlayıp olumsuz değerlendirmeleri sistematik biçimde gizliyorsa, bu uygulama tüketicilerin doğru bilgiye ulaşmasını etkileyebileceğinden hukuki açıdan değerlendirmeye konu olabilir.


Yeni Düzenlemenin Amacı Ceza Vermek Değil

Yönetmeliğin temel amacı dijital reklamcılığı zorlaştırmak değildir.

Aksine;

  • dürüst rekabeti desteklemek,
  • tüketiciyi korumak,
  • dijital reklamcılığa duyulan güveni artırmak,
  • yapay zekâ teknolojilerinin şeffaf kullanımını sağlamak,
  • reklam verenler ile içerik üreticileri için daha öngörülebilir kurallar oluşturmak

hedeflenmektedir.

Bu nedenle hem içerik üreticilerinin hem de reklam veren işletmelerin yeni düzenlemeleri yakından takip etmeleri ve reklam faaliyetlerini güncel mevzuata uygun şekilde planlamaları önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Yeni reklam kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?

1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğinin önemli bir bölümü 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Ancak bazı düzenlemeler için yönetmelikte farklı geçiş hükümleri de yer alabilmektedir. Bu nedenle ilgili düzenlemenin yürürlük tarihinin ayrıca kontrol edilmesi faydalı olacaktır.


2. Yeni düzenleme sadece sosyal medya fenomenlerini mi kapsıyor?

Hayır.

Düzenleme;

  • sosyal medya fenomenlerini,
  • reklam veren şirketleri,
  • dijital pazarlama ajanslarını,
  • e-ticaret platformlarını,
  • yapay zekâ ile reklam hazırlayan işletmeleri,
  • dijital içerik üreticilerini

de ilgilendirmektedir.


3. Yapay zekâ kullanılarak reklam yapmak yasaklandı mı?

Hayır.

Yeni düzenleme yapay zekâ kullanımını yasaklamamaktadır.

Amaç, yapay zekâ teknolojilerinin tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılmasının önüne geçmek ve reklamlarda şeffaflığı artırmaktır.


4. Sanal influencer kullanmak mümkün mü?

Evet.

Ancak sanal influencer veya yapay zekâ ile oluşturulan dijital karakterlerin tüketiciyi yanıltacak şekilde gerçek kişi izlenimi oluşturması veya gerçeğe aykırı ticari mesajlar vermesi hâlinde ilgili mevzuat kapsamında hukuki değerlendirme yapılabilir.


5. Reklam olduğu belirtilmeyen paylaşımlar hukuki sorun oluşturabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre oluşturabilir.

Bir paylaşımın reklam niteliği taşımasına rağmen tüketiciden gizlenmesi veya kişisel tavsiye gibi sunulması, ilgili reklam mevzuatı bakımından değerlendirmeye konu olabilir.


6. Sahte kullanıcı yorumları da bu düzenleme kapsamında mı?

Evet.

Yönetmelik değişikliği kapsamında tüketici yorumlarının doğruluğu ve güvenilirliği de önem taşımaktadır.

Gerçeği yansıtmayan yorumlar veya manipülatif değerlendirme sistemleri hukuki incelemeye konu olabilecektir.


7. Çocuklara yönelik hedefli reklamlar neden sınırlandırıldı?

Çocukların çevrim içi ortamda daha etkin korunması ve kişisel verilerine dayalı reklam uygulamalarının sınırlandırılması amaçlanmaktadır.

Bu düzenleme aynı zamanda çocukların ticari kararlarının manipüle edilmesini önlemeyi hedeflemektedir.


8. Reklam veren şirketler de sorumlu olabilir mi?

Evet.

Somut olayın özelliklerine göre yalnızca paylaşımı yapan içerik üreticisi değil, reklam veren işletme ve reklam sürecine katılan diğer kişiler bakımından da hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.


9. Bu değişiklik tüketicilere ne kazandıracak?

Yeni düzenlemeler ile;

  • daha şeffaf reklamlar,
  • daha güvenilir kullanıcı yorumları,
  • daha dürüst indirim kampanyaları,
  • çocukların daha etkin korunması,
  • yapay zekâ kullanımında daha açık bilgilendirme

amaçlanmaktadır.


10. Eski içerikler de yeni kurallara tabi olacak mı?

Bu konuda yapılacak değerlendirme; paylaşım tarihi, yürürlük hükümleri ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

Bu nedenle her olay kendi şartları içerisinde ayrıca değerlendirilmelidir.


Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Yeni düzenlemeler, dijital reklamcılık alanında faaliyet gösteren kişi ve işletmeler açısından önemli bir uyum sürecini beraberinde getirmektedir.

Özellikle;

  • influencer sözleşmelerinin gözden geçirilmesi,
  • reklam onay süreçlerinin yeniden planlanması,
  • yapay zekâ destekli içerik üretim politikalarının güncellenmesi,
  • kullanıcı yorumlarının doğrulanmasına ilişkin sistemlerin oluşturulması,
  • pazarlama ekiplerinin yeni düzenlemeler konusunda bilgilendirilmesi

ileride doğabilecek hukuki risklerin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Bunun yanında, reklam kampanyalarının yalnızca Reklam Kurulu uygulamaları bakımından değil; tüketici hukuku, kişisel verilerin korunması, haksız rekabet ve fikrî mülkiyet hukuku yönünden de birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.


Sonuç

Dijital dönüşüm yalnızca teknolojiyi değil, hukuku da değiştirmektedir.

Yapay zekâ destekli reklamlar, sanal influencer’lar ve kişiselleştirilmiş dijital pazarlama yöntemleri önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşacaktır. Buna paralel olarak hukuki düzenlemelerin de gelişmeye devam etmesi beklenmektedir.

Yeni yönetmelik, yapay zekâ kullanımını engelleyen bir düzenleme olmaktan ziyade; tüketicinin doğru bilgilendirilmesini, reklamların şeffaf olmasını ve dijital pazarda güven ortamının güçlendirilmesini amaçlamaktadır.

Hem içerik üreticileri hem de reklam veren işletmeler açısından yeni dönemin temel kavramı şeffaflık olacaktır.

 

Bu yazı, 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki değerlendirmeler, her somut olayın kendine özgü şartlarına göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle belirli bir olay bakımından hak kaybı yaşanmaması için ilgili mevzuatın güncel hâli dikkate alınmalı ve gerektiğinde hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Global Hukuk Danışmanlık olarak avukatlık, danışmanlık ve koruyucu hukuki destek sunmaktayız.

🌐 www.globalhukukdanismanlik.com
📞 +90 312 213 09 09

BILGI VE HUKUKI DESTEK ALMAK İÇIN:

E-Mail: bilgi@globalhukukdanismanlik.com

Tel / Whatsapp : +903122130909

Whatsapp Destek İçin Tıklayınız…

www.globalhukukdanismanlik.com

——————————————————————————–

SORUMLULUK REDDİ: Bu web sitesinde yer alan materyaller Global Hukuk ve Danışmanlık tarafından hazırlanmış olup sadece bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bilgilerin iletilmesi, bir avukat-müvekkil ilişkisi yaratma amacı taşımaz ve makbuz teşkil etmez. Bu web sitesi ve ilgili yazı yasal konular hakkında bilgi içerir ve uygun yargı alanında yetkili ve nitelikli bir avukatın hukuki tavsiyesinin yerini tutmaz. Global Hukuk ve Danışmanlık, bu sitenin içeriğinden herhangi birine veya tümüne dayanılarak yapılan veya yapılmayan işlemlerle ilgili her türlü sorumluluğu açıkça reddeder.

YASAL UYARI ve TELİF HAKLARI:Bu web sitesinin içeriğinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, belge, vb.) GLOBAL Hukuk & Danışmanlık’ a ait olup, 5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olurlar. Sitede yer alan ve hukuken koruma altında bulunan eserler ancak kişisel bilgi edinme amacıyla kullanılabilir. Ticari kullanım amacı taşımasa dahi, kişisel kullanım ve bilgi edinme amacını aşar nitelikte olan çoğaltma-dağıtma-haber yapma-yayımlama, vb. fiiller hak sahibi olan Avukat Ahmet Bilal DİKDOĞMUŞ tarafından dava ve şikayete muhatap olacaktır.

GLOBAL Hukuk & Danışmanlık’ tan yazılı izin alınmadıkça;

1-) Bu sitede yer alan makale ve yazılar atıf kurallarına uygun olacak biçimde atıf yapılıyor olsa dahi kopyalanamaz. Sitede yer alan bir görsel, fotoğraf, blog, resim, belge, yazı, makalenin bir bölümünün veya tamamen kopyalanmak suretiyle kullanımının suç teşkil ettiği hatırlatılmalıdır.

2-) Sitede yer alan eserlerin bütünü veya bir kısmı ya da sitenin bütünü veya bir kısmı değiştirilerek veya başka bir suretle diğer bir internet sitesinde veya yazılı, basılı evrakta kullanılamaz.

3-) Türk Patent Marka Kurumu’ nda tescilli marka konumunda olan “Global Hukuk” ibaresi ve logosu üçüncü kişiler tarafından kullanılamaz.

GLOBAL Hukuk & Danışmanlık

 

 

Language »